yeni gelenlerin mutlaka okuması gereken bilgiler

önce nefret edip sonra sırdaş olmak

msln22
Insanlar ilk önce birbirlerini gördükleri zaman önyargılı olabiliyorlar, karşındaki daha tanımadan etmeden bir şekilde nefret ederler, sonradan birbirlerini tam anlamıyla tanıdıkları zaman en iyi dost olurlar.
" gün gelir en nefret ettiğin düşmanın dostun olur, gün gelir en sevdiğin güvendiğin dostun düşmanın olur"

sahaf

eniyisipencere
genellikle ikinci el kitap satan dükkânlardır. kimisinde eski plaklar, gramofonlar vesair de bulunur.

benim gözümden bir sahaf dükkânı, kocaman bir dünyayı ifade eder. kitaplar kendi başlarına bile yeterince büyülüyken bir de ömrü olan, hikâyesi olan kitaplara ulaşmak paha biçilemez şey. düşünsenize, bir kitap kimlerin kimlerin ellerinden geçmiş, kimler hangi duygularla ve düşüncelerle okumuş bu kitabı, ne izler, işaretler bırakmış sayfalarında, ne notlar düşmüş! bunu nostaljik bir duygu olarak düşünmemek gerekir, eski kitaplar içlerinde hayat barındırır, özlem barındırır, ümit barındırır.

benim için o an bulunduğum şehirde ilk yapılacak işlerden biri, o şehrin sahaflarının yerlerini öğrenmek ve onları ziyaret etmektir her zaman. herhangi bir dükkâna girdiğimde büyük bir merakla saatlerimi geçirebilirim orada. sahafların o dağınıklığı hoşuma gider. bir yerden bir kitap çekersiniz, sağından solundan hiç aklınızda olmayan kıymetli kitaplar çıkıverir. ilk baskılar, önemli çeviriler, baskısı olmayan kitaplar... bir de eğer işini severek yapıyorsa sahafla kitap sohbetleri, tavsiyeler, yorumlar...

istanbul'da yaşadığım ve beyazıt'ta okuduğum için her daim bu dükkânlara ulaşmam kolay oldu. beyazıt'ta, taksim'de, kadıköy'de çok kaliteli sahaflara rastlamak mümkün. yine askerliğimi yaptığım izmir'de ve akraba ziyaretleri için gittiğim antalya'da da son derece kıymetli sahaflar mevcut.

kütüphanemin yarısından çoğunu sahaflardan aldığım kitaplardan oluşturmuş biri olarak, sahafın tadını, kokusunu alan bir kişinin bundan asla vazgeçemeyeceğini düşünüyorum. sahaflardan kitap almak, hem kitap edinmenin "ucuz" hem de sürprizlerle dolu bir yolu. zincir kitap mağazalarından barkod usulü kitap almanın neredeyse hiçbir cazibesi yok benim için.

jürgen klopp

lupe
adamda çok farklı bir iş disiplini mi diyeyeyim, tavrımı diyeyim siz anlayın işte ondan var. ve bu durum alışılmışın çok dışında. sanki teknik direktörlük işi değil de boş zamanlarında hobi olarak yaptığı bir meşgaleymiş gibi haller, şakalar, komiklikler, gayet sakin açıklamalar açık ara en iyi teknik dröktör bence

hayattan beklentilerimiz

msln22
Hayatta beklentilerim Öncelikle çocuklarımdır. onların sağlıklı olması, sağlıklı büyümesi, iyi bir eğitim alarak iyi yerlere gelmesi, iyi bir yaşantısı parlak bir gelecekleri hep umutlu olmalarıdır, benim kendim için beklentim Sadece onlar için nefes alsam yeter.

josep guardiola

lupe
yabancı bir yorumcununun yorumu guardiola hangi takımı çalıştırırsa çalıştırsın barcelona oluyor. aynen katılıyorum adam kendini çok geliştirdi her konuda eskiden çok sınırlı bir atak organizasyonu vardı şimdi adamın takımları heryerden atak yapıyor manyak bir top oynatıyor. inanılmaz biri

jose mourinho

lupe
dünkü olympiakos ile oynanan şampiyonlar ligi maçında topu hemen tottenhamlı oyuncuya teslim edilerek hızlı taç atılmasını sağlayan top toplayıcı çocuğu tebrik ederek gülümseten teknik direktör. mezkur taç atışı neticesinde tottenham maçtaki ikinci golünü atmıştı.

dingonun ahırı

lupe
yıllarca öğretmenlerden duyup aradığım ahırdır o kadar da kötü olmasa gerek. en yakın zamanda bu ahırın güzel bir yer olduğunu kanıtlayıp öğretmenlere duyurmak istiyorum.